Mutfak tasarımında gıda depolama ünitelerinin tipi ve boyutu belirlenirken ne tür malzemelerin alındığı, nasıl alışveriş yapıldığı kaç kişiye, ne sıklıkla yemek pişirildiğinin bilinmesi önemlidir.
Yemek yapılırken hangi gıdaların ne kadar kullanılacağının ve hangi aktivite alanına yakın olmaları gerektiğinin tasarımcı tarafından bilinmesi ve buna göre depolama ünetilerinin mutfak içerisindeki konumlarının bilinçli bir biçimde planlanması gerek... Mutfak tasarımında gıda depolama ünitelerinin tipi ve boyutu belirlenirken ne tür malzemelerin alındığı, nasıl alışveriş yapıldığı kaç kişiye, ne sıklıkla yemek pişirildiğinin bilinmesi önemlidir. Ünitelerin doğru bir biçimde tasarlanabilmesi için antropometrik boyutlara ilave olarak gıdaların saklanacağı kapların miktar ve biçimlerinin de gözününde bulundurulması gerekmektedir. Bu konuda 1927 yılında mimar Adolf Schneck tarafından yapılmış olan bir çalışma taramına başlamadan önce depolanacak nesnelerin listelerinin oluşturulması gerektiğin ortaya koyulmuştur. Bu gün bu fikirden yola çıkılarak ergonomik, kaliteyi artırıcı çok sayıda çözüm üretilmektedir. Ekmek çekmecelerinin ahşap elemanlar yardımıyla bölümlendirilecek şekilde tasarlanması, dolap içlerindeki rafların yüksekliklerinin kavaanoz ve şişelere göre ayarlanabilir olması buna en iyi örnektir. Yemek yapılırken hangi gıdaların ne kadar kullanılacağının ve hangi aktivite alanına yakın olmaları gerektiğinin tasarımcı tarafından bilinmesi ve buna göre depolama ünitelerinin muktfak içerisindeki konumlarının bilinçli bir biçimde planlanması gerekmektedir. Örneğin sirke, yağ ve sosların pişirme aktivite alanında olması uygunken, salata malzemelerinin konulacağı buzdolabının yıkama - hazırlama aktivite alanına yakın konumlandırılması daha işlevsel bir mekan yaratacaktır. Mutfakta gıdalarla ilgili en uygun depolama gereksinmeleri, dayanıklı gıdalar ve çabuk bozulan gıdalar olmak üzere iki kategoriye ayrılabilir. Bunların depolanma biçimleriyle ilgili öneriler ise şu şekilde: Dayanıklı Gıdaların Depolanması Dayanıklı gıdalar tahıllar, pirinç, makarna, kahve, çay kakao, teneke kutulu malzemeler, şeker, un, kuru meyve çerez, vb. sayılabilir. Bu tür gıdalar için özellikle sürgülü dolaplar düşünülmelidir. Ayrıca dar raf ve çekmeceler de yiyecekleri görünür kılacağından bozulmaldan tüketilmelerine yardımcı olacaktır. Sık kullanılmayan bozulmadan tüketilmelerine yardımcı olacaktır. Sık kullanılmayan dayanıklı gıdalar daha zor ulaşılabilen depolama alanlarında saklanabileceği için , planlama da öona göre yapılmalıdır. Güvenlik açısından, ağır olanlar alt kısımlara yerleştirilecek biçimde düşünülmeli, dolap içlerindeki raf yükseklikleri ise farklı tipteki şişe, kavanoz ve benzeri öteberiye göre ayarlanabilecek biçimde tasarlanmalıdır. En çok kullanılan gıdalar yukarı uzanmak ya da aşağı eğilmek gibi zorlayıcı hareketleri gerektirmeyecek biçimde şekil -1 de gösterildiği gibi “en konforlu erişim alanı” içerisinde olmalıdır. Açık raf sistemleri yemek yaparken el altında bulunması gereken baharatlar, yağ ve soslar için işlevsel birer depolama alanlarıdır. Bu depolama biçimi kullanım kolaylığının yanı sıra boşluk yaratacağından mutfak refahlık duygusunu da güçlendirecektir. Özellikle tezgah arasındaki raflar hızlı ve tek elle ulaşımı sağlandığından son derece pratik olacaklardır.AYrıca dekoratif kuru gıdalar bu tür raflara yerleştirilerek mutfağa daha estetikbir görünüm kazandırılabilir. Ancak buhar, kuru gıdaların bozulmasın neden olacağı için bu tür üniteler ocaktan uzk bir yerde konumlandırılmalıdır. Alt dolaplarda raf kullanıldığından dolabın içeriği bir aradaki bir nesneye ulaşılabilmek için eğilmek , uzanmak hatta öndekileri çıkarmak gerekecektir. Sürgülü dolaplar ve çekmeceler ise herşeyi rahat bir şekilde görmeyi, konforlu ve çabuk bir biçimde ulaşmayı sağlar. Ayrıca sürgülü dolaplar normal dolaplar göre % 55 daha fazla depolama alanı sunmaktadır. Tamamı dışarı çıkabilen çekmeceler ise 2/3 üne kadar açılanlara göre ekstra konfor sağlar. Mutfakta ergonomik açıdan en sıkıntılı alanlar köşelerdir. Köşe bölümlerde dolap kullanılması özellikle küçük mutfaklada uzun ömürlü gıdalardın depolanması için alan kazanımı sağlayacaktır. Köşe alt dolaplar farklı biçimlerde olabilir. Ancak bu dolapların iç kısımlarına ulaşmak oldukça zordur. Bu nedenle özellikle döner sepet sistemliler tercih edilmelidir. Eğer dolapların yerleştirileceği duvar radyatör varsa yakınında kuru gıdalar depolanmamalıdır. Bu tür bir uygulama yapılamak durumundaysa radyatörün bulundğu kısımda alt dolaplar öne çekmeli, ısı sirkülasyonu için tezgah ve bazaya havalandırma menfezleri konulmalıdır. Ayrıca radyatör olmasa dahi tüm alt dolapların arka yüzlerinin duvardan 2-3 cm uzaklıkta yapılması hava sirkülasyonu olmasını ve dolap içlerindeki gıdaların daha uzun süre korunmasını sağlayacaktır. Çabuk Bozulan Gıdaların Depolanması.... Sebze ve meyve gibi çabuk bozulan gıdaların depolandığı buzdolabı, başka depolama alanlarında da saklanabilecek gıdalarla doldurulmaktan kaçınılmalıdır. Buzdolabı mutfağın girişen yakın, tezgah dizisinin başında olmalıdır. AYrıca hemen yanında içerisinden çıkarılacakların konulabileceği bir tezgah alanının bulunması kullanımı daha da kolay hale getirecektir. Servis amaçlı bu tezgah buzdolabı kulbunun olduğu tarafa ya da en fazla 120 cm mesafe olacak biçimde karşısına konulmalı, genişliği ise en az 35 cm bırakılmalıdır. Eğer buzdolabı tezgah alatı ise bu servis alanı hemen üzerinde planlanmalıdır. Buzdolabının rahat bir biçimde kullanılabilmesi için bir diğer önemli husus ise 90 cmlik çalışma mesafesi bırakılmasıdır. Buzdolabı ve derin dondurucu radyatör ya da ocak gibi yüksek sıcaklık veren cihazlardan uzak noktada konumlandırılırsa, daha efektif biçimde çalışır. Aksi durumda cihazlar daha fazla enerji tüketeceklerdir. Eğer buzdolabının ya da derin dondurucunun hemen yanına fırın konulmasının zorunlu kılan bir durum varsa, cihazların arasında yeterli derecede yalıtım malzemesi olması özen gösterilmelidir. Buzdolabı ve derin dondurucu seçiminde besinleri daha uzun süreli muhafaza edebilenler tercih edilmelidir. Ayrıcı buzdolabının mkapağı kapanmadığı durumda uyaran bir alarm sisteminin olması da iyi olacaktır. Aksi taktirde kapağı açık kalmış bir dondurucu içerisindeki malzemelerin bozulmasına ve nereji sarfiyatına sebep olacaktır. Cihaz seçiminde bir diğer önemli kriter ise gereksinimleri karşılayacak yapasitede olmasıdır. Eğer mutfak çzok ufaksa ihtiyaçlara uygun en küçük buzdolabı seçilmelidir. Buzdolabı ve derin dondurucunun işlevselliği kadar estetik görünümü de tercihte büyük rol oynaamaktadır. Ankastre olanlar diğerlerine göre daha pahalı, ancak mekana daha şık ve yekpare bir görünüm kazandırır. Yrd. Doç. Dr. Deniz Ayşe Yazıcıoğlu Kadir Has Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi
Bu Haber 07.02.2010 tarihinde kayıt edilmiş ve 1810 kez okunmuştur.