Renk, ressamlar için önemli bir ifade aracı olduğu gibi, mimar ve dekoratör ve bütün süsleme sanatları ile meşgul olan diğer sanatkârlar için de ihmal edilemeyecek kadar önemli bir elemandır. Örneğin mimar
MİMARİDE VE DEKORASYONDA RENK Renk çok eski zamanlardan beri insanların üzerine durduğu önemli bir konudur. Psikologlar, renklerin insan ruhu üzerinde ne gibi aksiyon vücuda getirdiğini araştırırken, fizikçiler de onu ışık olarak ele alır ve kanunlarını inceler. Ressamlar onunla en güzel eserlerini oluşturmaya çalışır. Renk, ressamlar için önemli bir ifade aracı olduğu gibi, mimar ve dekoratör ve bütün süsleme sanatları ile meşgul olan diğer sanatkârlar için de ihmal edilemeyecek kadar önemli bir elemandır. Örneğin mimar veya dekoratör, çıplak dört duvardan ibaret bir odaya canlılığını renkle kazandırır. Loş bir avluyu ışıklı, soğuk ve manasız bir yeri sevimli ve sıcak yapan bir etkiyi renklerin yardımı ile verebilir. Hatta renklerle bir takım optik illüzyonlar yaparak basık tavanları yüksek, dar odaları olduğundan daha geniş göstermek mümkündür. 1. Renk Oluşumları Işığın öz yapısına ve cisimler tarafından yayılma şekline bağlı olarak gözde yaptığı etkiye “renk” denir. Renk, cisimlerin maddesel öğelerinden biri değil, ışığı yansıtmalarına göre aldıkları bir görünüm; şu gerçek ilk olarak Newton tarafından bir optik inceleme sonucu bulunmuştur. Bir prizmadan (Güneş tayfı) geçirilen güneş ışığında Newton yedi renk ayırt etti; Mor, lacivert, mavi, yeşil, sarı, turuncu ve kırmızı. Demek ki, renk cisimde değil ışıktadır. Buna göre ışık olmayan yerde renk de düşünülemez. Renk, ışığın cisimlerde yansımasıdır. Farklı renkler cisimlerin farklı yansımalarından oluşmaktadır. Bazı cisimler ışıktaki renklerin bir bölümünü emer, bir bölümünü yansıtır ve geri farklı renkler ortaya çıkar. Örneğin bir yüzey ışınımların tümünü yansıtırsa beyaz görünür. Bir bölümünü yansıtır ve geri kalanları yutarsa, yansıyan ışınımların birleşiminden doğan bir renklenme olur. Eğer bütün ışınımlar eşit oranda yutulursa cisim gri gözükür. Çeşitli ışık kaynakları farklı ışınım yaydığına göre, bir cismin rengi kendisini aydınlatan ışık kaynağı ile az çok farklılaşır. Nesnelerin doğal ışıkta (gün ışığı) ve yapay ışık (elektrik, gaz lamba, mum) değişik renkte görünmesi bundan ileri gelir. Örneğin, mavi bir yüzey karanlık ve bir odada mum ışığı ile aydınlanırsa soluk beyaz renge dönüşür. Rengin yaşantımızda önemli bir yeri vardır. Doğayı süsleyen öğelerin başında renk gelir. Güzel sanatların özellikle resim mimarlık dallarında renk en geçerli bir etkenliktir. Meslek yaşantımızda da renkleri iyi değerlendirmek ve yerli yerinde kullanabilmek için renklerin çeşitlerini, uyumlarını, ruhsal ve görsel etkilerini iyi bilmek gerekir. Renkler, insan üzerine tesir eden, neşe veya can sıkıntısı, aktiflik veya pasiflik oluşturan kuvvetlerdir. Büroları, okulları veya iş yerlerini renklendirme, verimi arttırır veya düşürür. Hastanelerde hastaların iyileştirilmesini hızlandırır. Renklerin insan üzerindeki etkileri doğrudan doğruya kendi psikolojik tesirleridir. 2. Renklerin Oluşumlarına Göre Renkler Renkler oluşumlarına göre ana renkler, ara renkler ve tarafsız renkler olmak üzere üçe ayrılırlar. 2.1. Ana renkler Doğadaki bütün renkler ana renkler diye adlandırılan kırmızı, mavi ve sarıdan türetilmiştir. Uç değerler olan siyah ve beyaz hariç. 2.2. Ara renkler Ara renklerin ikişer, ikişer karışmasından arada renkler oluşur ki bunlara ara renkler adını veriyoruz. 2.3. Tarafsız renkler Beyaz, siyah ve griden oluşurlar. Ana ve ara renklerin eşit oranlarda boya ile tarafsız renklerden siyahı, bu renklerin ışık olarak karışımı ise beyaz rengi verirler. 3. Renkle İlgili Algı Psikolojisi a) İnsanın çok defa tam tatmin edici bir bilimsel sebebi bulunmamasına rağmen renk konusundaki akılda oluşan psikolojik değişmeleri genel olarak aşağıdaki nedenlere bağlanabilir: 1. Geçmişteki ilişkiler ve etkiler, 2. Şartlanmış refleksler, 3. Gelenekler, 4. Moda, 5. Mensubu bulunulan coğrafi bölge. a) Her esas rengin genel olarak ifade ettiği bir kavram vardır. Topluma ve coğrafi bölgeye göre değişmesine rağmen, örneğin, sarının neşe, turuncunun hareket, kırmızının tehlike, mavinin rahatlık anlamına geldiği söylenebilir. c) Renk seçmede, genel olarak esas renklerde kadınlar ve erkekler arasında büyük bir tercih tutumu yoktur. Erkeklerin tercih sırası, kırmızı, mavi, mor, yeşil, turuncu ve sarı olurken, kadınlar mavi ve kırmızının yerini değiştirmektedirler. Zaman içinde “moda” yüzünden bu tutum kolaylıkla değişebilmektedir. Fakat bütün evrenselliği yanında renklerin toplumlar için değişik sembolik yönlerini de unutmamak gerekir. Kırmızı, bir Amerikalı için tehlike ifade edebilirken; bir Çinli için saadet anlamına gelebilir. Kötü renk diye bir kavram olmadığı unutulmamalıdır. Her renk kendi başına iyidir, güzeldir, Fakat çalışmalardaki bilgi ve disiplin noksanı yüzünden fiziksel olarak birbirleriyle ilişkileri olmaması gereken iki rengin bir arada kullanıldığı zaman gözleri rahatsız ettiği gerçeği, hatalı olarak bazı renklere “kötü renkler” adının takılmasına sebep olmuştur. Oysaki gerçek, sadece bazı rahatsız edici renk düzenleri olduğunu gösterir. Bir renk düzeni kurulurken ilk renk seçiminde istendiği kadar tesadüfî olunabilir. Ancak, ilk seçilenin yanına konacak ikinci rengin seçiminde dikkatli olmak ve bilimsel hareket etmek gereklidir. İnsan gözü renkleri daima karşılaştırarak görür. Bir renge bir süre bakan göz, birden başka bir renge geçtiğinde, bir süre için yeni renge alışıncaya kadar ilk rengin zıttı renkler görecektir. Diğer bir deyimle, bir renge devamlı olarak bakmaktan yorulan göz, reaksiyonunu beyne zıt mesajlar göndererek yapar. Şu özellik iyi bilinirse, renk kullanırken tasarlanandan ters sonuçlar alınmasının önüne geçilebilir. Doğru renk düzenlerini bulmak, kişiye mal etmek için deneme ve analiz gerekmektedir. Böylece, ilişkiler ve sistemler ortaya çıkacak tecrübelerimizin toplanması sonucunda renk düzeni için gerekli “sezgi” elde edilebilecektir. Renk düzeni veya sistemine bağlılık dizaynı yapan için, yaratıcı ifadeyi kısıtlayıcı bir unsur addedilmemelidir. Düzen, sorunların çözümünde bütün imkânları araştırmak için bir organizasyon metodudur. Renk, düzen anlayışıyla kullanıldığında, tasarımcı kişiye yaratıcı imkânlar sağladığı gibi her zaman geçerli bir yol gösterici de olacaktır. Renk konusunda “sezginin” tek yol olduğuna inanan sanatçılara bile, bir sisteme başvurarak yapılan tasarımların karar vermeyi hızlandırması yanında, az kullanılan bir ilişkinin de tekrardan bulunabilmesine yardımcı olabileceğini hatırlatmak gereklidir. Zengin bir tasarım elemanı olarak bir sistem içinde kullanılmasının en tutarlı gerekçesi, tasarımcı ve gözlemciler arasında müşterek bir dil meydana getirerek tasarımların yapım ve eleştirilerinin aynı düzeyde yapılabilmesini sağlamaktır. ____________________________________________________ Kaynak: DİNÇEL, K., IŞIK, Z., Ağaçişleri Teknik Resmi, MEB Yayınları, İstanbul, 1996 DİVANOĞLU, D.H., Temel Tasar Birsen Yayınevi, İstanbul, 1997 GÜNGÖR, H.İ., Temel Tasar, Afa Matbaacılık, İstanbul, 1983 NEUFER, E., Yapı Tasarımı Temel Bilgileri, Güven Yayıncılık, İstanbul, 1995 . . İlgili Etiket ve Başlıklar.. rengi, renkleri, renkler, renklerin, rengin, ana renkler, ara renkler, ana ara renkler, ana ve ara renkler, sıcak renkler, soğuk renkler, zıt renkler, mavi rengi, sarı rengi, siyah rengi, sıcak soğuk renkler, yedirenk, ana renkler nelerdir, sıcak ve soğuk renkler, uyumlu renkler, kırmızı rengi, mor rengi, renkler ve anlamları, renkler nedir, ana renkler ara renkler, ara renkler nelerdir, boya renkler, ana ara renkler nelerdir, armonisi, gökkuşağındaki renkler, kontrast renkler, renkler ve ıslıklar, ana renkler ve ara renkler, ana ve ara renkler nelerdir, beyaz renkler, eflatun rengi, ekran rengi, haritada renkler, haritadaki renkler, ingilizce renkleri, mavi renkler, özgürlüğün rengi, soguk renkler, erguvan rengi, farklı renkler, zit renkler, zıt renkler nelerdir, ara renkler nedir, ana renkler ara renkler nelerdir, hangi renkler uyumlu, renk uyum, renk uyum tablosu, renk uyum cetveli, renk uyum programı, renk uyum kartelası, renk uyum paleti, Dekorasyon Rehberi Mobilya Mutfak Banyo Mefruşat İnşaat Dekor Tasarım Mimarlık Firma Rehberi Alçı Boya Sandalye Koltuk Masa Mobilya Firma Rehberi Mutfak Banyo Mobilya Dekorasyon Ankara Dekorasyon Ankara Mutfak Dolabı Ankara İnşaat Dekorasyon Dekorasyon Rehberi Mobilya Mutfak Banyo Mefruşat İnşaat Dekor Yatak Odası Oturma Grubu Yemek Takımı Proje Uygulama Firma Rehberi ____________________________________________________ Renklerin Psikolojik Etkileri Çeşitli renklen insanlarda değişik etkiler yaparlar. Bunu bir başka şekilde ifade etmek gerekirse, çeşitli ruhi hallerde bulunan insanlar başka başka renklerden hoşlanırlar. İnsanların başka başka renklerden hoşlanması farklı ruhsal halleri yüzündendir. Çocukların ve medeni olmayan kavimleri parlak renklerden ve kuvvetli renk zıtlıklarından hoşlanması bu konuda verilebilecek önemli bir örnektir. Buna karşılık olgunlaşmış insanlarda ve gelişmiş ülkelerde renk karışımlarından doğmuş olgun renklerden ve bunların uygun tonlarından hoşlanır. Hangi rengin insanda hangi ruhsal etkiler doğurduğu bilinirse, çeşitli renkleri tercih eden insanların hangi ruhsal halde bulunduğunu da tahmin etmek mümkün olur. Renklerin insanlarda genellikle ne gibi etkiler yaptığı şöylece özetlenebilir [3]. 4.4.1. Kırmızı Heyecanlandırıcı bir renktir. Samimiyet ve hoşlanma duygusu doğurur. Sükunet değil huzursuzluk verir. Nefse hakimiyeti ve idari kontrolü kaybettiren bir renktir. Mücadele ve canlılığı temsil eder. Çekici kuvveti en fazla olan ve hayvanlar üzerinde en çok etki yapan renktir. 4.4.2. Turuncu Hareket ve canlılık doğurur. Yaşamak zevkini ve kudretini arttırır. Kahverengiye yaklaştıkça sükunet vermeye başlar. Turuncu rengi büyük bir etken (aktif) tesiri vardır. 4.4.3. Sarı Neşe doğuran bir renktir. Fikir ve zekayı açar. Parlak sarı ışık, kan dolaşımı üzerinde olumlu etki hasıl eder. En parlak renktir. Gri ile karıştırılırsa etsini kaybeder ve zayıflar. Diğer renklerle karıştırılınca onları daha tatlı hale getirir. 4.4.4. Yeşil Serin, taze ve gençleştirici bir renktir. Memnunluk, sükunet ve ümit telkin eder. Gri ile karıştırılınca tembellik, sarı ile karıştırılınca canlılık tesiri verir. Maviye yaklaştıkça ruhsal kuvveti artar. Dinlendirici bir renktir. 4.4.5. Mavi Soğuk ve sakin bir renktir. Düşünme ve kararverme kabiliyetini arttırır. Oluşturucu fikirlerin doğmasına sebep olur. Edilgen bir renktir. Açık mavi renkleri kullananların sinir sistemleri kuvvetli olur. İnanma duygusunu doğuran ve kuvvetlendiren bir renktir. 4.5.6. Mor Gerçekleşmesi zor olan sabit fikirler ve hüzün hissi doğuran, düşündürücü bir renktir. Geniş bir yüzey halinde kullanılırsa korku hasıl eder. Pişmanlık doğuran bir renktir. 4.4.7. Beyaz Temizlik ve sağlık telkini yapar. Ferahlık verir. 4.4.8. Siyah Ciddiyet ve ağırlık telkin eder. Küçük yüzeyler halinde kullanıldığında canlılık, büyük yüzeyler halinde kullanıldığında endişe ve korku hissi doğurur. 4.4.9. Gri Olgun, temkinli ve rahatlık telkin eden bir renktir. Yanında yer aldığı renklerin iyi belirmesini sağlar. Renklerin insanlar üzerinde hasıl ettiği ruhsal etkiler eski zamanlarda bile bilinmekte idi. Eskiden akıl hastanelerinin yeşil renge boyanmış olması; ruh hastalarının sinirlerini yatıştırmakta, yeşil rengin faydasını eski Türk hekimlerinin bildiklerini ortaya koyar. Keza, mabet ve türbelerde yeşil ve mavi gibi sükun ve huzur vereci renklerin çoğunlukla kullanılmış olması eski üstadlarımızın bu husustaki şuur ve bilgilerini ortaya koyar [3]. 4.5. Renklerin Psikolojik Etkilere Göre Gruplanması Renkler psikolojik etkileri bakımından sıcak ve soğuk renkler olarak ikiye ayrılırlar (Şekil 4.3)[2]. Şekil 4.3. Renklerde sıcaklık ve soğukluk etkisi [1]. 4.5.1. Sıcak renkler Kırmızı ve sarı ana renkleri ile bu ikisi arasında kalan ara renklerdir. Doğadaki güneş ve ateş gibi ısıtıcı ve yakıcı varlıklar bu renklerle sembolize edilir [1]. Sıcak renklerin neşe, canlılık hareket oluşturma ve iştah verme gibi psikolojik etkileri vardır [2]. 4.5.2. Soğuk renkler Mavi, yeşil ve mor renklerdir. Sükunet ve rahatlık telkin eder, insanı dinlendirir [3]. Soğukluk duygusu mavi renkten, mavinin karışımları olan mor ve yeşil renge gidildikçe serinlik etkisine dönüşür. Doğada soğukluk duygusunu muz ve deniz mavisi, serinliği ise ufuk moru verir [1]. Bilindiği gibi gri nötr bir renk olup sıcaklık ve soğukluk etkisi yüzündende ortalama bir değer taşır [1]. Renklerin insan üzerindeki etkileri Şekil 4.4’de verilmiştir. Şekil 4.4. Koyu ve açık renkler, bunların insan üzerindeki etkileri [7]. 4.6. Renklerin Hacim Görünüşlerine Etkileri Renklerin sıcaklık, soğukluk gibi ruhsal etkileri yanı sıra cisimleri büyütme, yaklaştırıp uzaklaştırma, devinip (hareket) gibi göresel özellikleri de vardır. Sıcak renklerle boyanmış yüzeyler ve cisimler bize olduklarından daha yakın ve büyük görünürler [2]. Sıcak renkli cisimler dış çizgileri bize daha yumuşak görünür [1]. Ayrıca sıcak renklerin mekanlara da psikolojik olarak büyütüp, küçültmeye veya dinlendirici bir ortam oluşturmayı sağlar. Sıcak renklerle boyanmış odaların duvarları bize yakın görüneceğinden bize oda bize daha küçük görünürler [3]. Soğuk renkli cisimler oluklarından daha uzakta ve daha küçük bir etki yaparlar [2]. Soğuk renkler keskin ve sınırlı bir görünüş verir. Soğuk renkler dinlendiricidir [1]. Renklerde koyuluk veya açıklıkta rengin kendisi kadar etkileyicidir. Bir oda aynı rengin koyu veya açık değerleri ile boyanırsa açık renkte olan daha geniş ve ferahlık verici bir etki uyandırır (Şekil 4.5) [1]. Şekil 4.5. Koyu ve açık değerlerin boyutlara etkisi [1]. Açık değerler, sıcak renklerde olduğu gibi, canlı, hareketli ve aktiftir. Koyu ahşap kaplamalar, duvar kağıtları ve boyalar, özellikle aşağıdan yapılan aydınlatmalarda, büyük ölçüde daralma ve durgunluk gösterir [1]. 4.7. Renklerde Armoni İki veya daha çok sayıda renk yanyana kullanıldığı zaman yukarıda sayılan özelliklerde belirli ölçüde değişmeler olur. Yanyana kullanılan renklerin etkileşimlerine önemli ve sağladıkları uyuma “armoni” (harmoni) denir. Armoni, daha çok bir müzik terimi olup, genel anlamda, aynı kaynaklı küçük parçaların veya bir parçanın bütünü ile olan uyuşma ve dengesi, olarak tanımlanmaktadır. Aynı rengin koyu ve açık değerleri veya bir ana renkle katışığı olan ara renkler armoni yapar. Örneğin, koyu ve açık mavi, sarı ile yeşil, kırmızı ile turuncudan oluşan armoni gibi. Armonide renkler birbirlerini etkileyerek değerlerini azaltırlar. Armoni, sakin, ilgi çekinmeyen dinlendirici bir uyum tekniğidir. Yanyana kullanıldığında renkler arasında değer ve yoğunluk farkı azaldıkça bu uyum daha da artar. Renk çarkındaki uzaklık arttıkça uyum azalır. Armoni, dinlendirici oluşu ve ilgi çekmeyişi ile daha çok çalışma odaları, kitaplıklar gibi yerlerde aranır. Armoniyi oluşturan renklerde yoğunluk düşmesi yani griyle karışma da varsa tam bir durgunluk havası oluşturur. Bu nedenle laboratuvarlarda, huzur evlerinde, hastanelerde bu tür armoniye daha çok yer verilir. 4.8. Renklerde Kontras Kelimenin anlamından da anlaşılacağı gibi birbirlerine zıt (karşıt) düşen renklerdir. Kırmızı, sarı ana renkleri ile siyah-beyaz tonları doğal 'olarak birbirlerine kontrasttır. Aynı renklerde değer ve yoğunluk düşmeleri bu kontras etkisini zayıflatır. En güçlü kontrası iki ana rengin birleşmesinden ortaya çıkan ara renkle, açıkta kalan ana renk yapar. Bu renklere tamamlayıcı (komplemanter) renkler denir. Aşağıda kontras renklere örnek verilmiştir. Kırmızı, sarı, turuncu: Kontrası mavi, Mavi, sarı, yeşil: Kontrası kırmızı, Kırmızı, mavi, mor: Kontrası sarı. Tamamlayıcı yani kontras renkler birbirleriyle karıştırıldıkları zaman renk özelliklerini yitirdikleri halde, yanyana kullanıldıkları zaman daha canlı ve parlak görünürler [5]. Kontras renkler canlı, uyarıcı, ilgi çekici, hareketli bir etki uyandırırlar. Bu nedenle reklam afişlerinde, gece kulüplerinde, çocuk odalarında, kreşlerde özellikle tercih edilirler. Ayıca, dekorasyonda değerli bir eşya üzerinde dikkat toplanmak istenirse, o eşyanın hakim renginin tamamlayıcısı yani kontrası olan renk fon olarak kullanılır. Yukarıda açıklanan renk etkileri, armoni ve kontras değerleri kuşkusuz, ışık çeşidi ve kuvvetiyle de büyük ölçüde değişmelere uğrar. Doğal ışık (güneş), bol aydınlatma ile renklerde etkileşim artacağı gibi, yapay ışıkta azalabilir. Renklerin özelliklerinin ve uyumlarının yeterince bilinmesi mesleki çalışmalarımıza katkı sağlar. Renkleri gelişi güzel kullanmak yerine, neyi, nerede, niçin kullanılacağı bilgiye dayalı olarak yapılırsa başarı oranını arttırır [1]. 4.9. Mobilya-Döşeme ve Odalar İçin Renk Seçimi Yukarıda, renk ve armoni seçiminin bir ölçüde kişisellik taşıdığına ve bir zevk sorunu olduğuna değinmiştik, Bu nedenle mobilya, döşeme ve odalarda kesinlikle şu renkler aranmalıdır gibi bir seçenek öne sürülemez. Ancak, renklerin ruhsal etkileri ve göresel özellikleri dikkate alınarak bazı kurallar önerilebilir. 1. Resmi kuruluşlar, makam odaları, bürolar, ofisler gibi kişisellik taşımayan işyerlerinde net renklerden kaçınıp, sıcak veya soğuk renklerin pastel ve orta tonları tercih edilmelidir. Yüksek değer ve yoğunluktaki net renkler bu yerlerin ciddi havasıyla bağdaşmaz. Armoni grubuna yaklaşık nüanslar alınmalıdır. 2. Laboratuvar, okuma salonu, hastane, okul gibi sükunet ve çalışma gerektiren yerlerde özellikle açık tonda gri veya soğuk renklerin pastelleri dinlendirici olur. Armoni için yine yaklaşık nüanslar seçilmelidir. 3. Gazino, sinema, gece kulübü gibi eğlence yerleriyle, çocuk odası ve kreşlerde, yerine göre yüksek veya düşük değerli sıcak renkler seçilebilir. Kontras renklere de bir ölçüde yer verilebilir.
Bu Haber 25.12.2009 tarihinde kayıt edilmiş ve 894 kez okunmuştur.