Afyonkarahisar’da evler bitişik nizamda iki yada üç katlı olarak yapılmıştır. Nadiren de olsa tek katlı avlulu evlere de rastlanır. Bitişik düzende yapılan evler genellikle iki cephelidir. Evin ön cephesi yola (sokağa) arka
AFYONKARAHİSAREVLERİ (GENEL ÖZELLİKLERİ) Geleneksel Afyonkarahisar evleri XVIII. ve XIX. yy Türk toplumunun yaşantısını günümüze aktaran mükemmel mimarlık örneklerindendir. Ekonomik zenginliği kalabalık aile yapısının ve iklimin etkisi kültür faktörü tarihi evlerimizin oluşmasında büyük etken oluşturmuştur. Afyon evlerindeki mimari süslemeler geçmişteki gelenek ve göreneklerine bağlı toplumun kültürlerine ne kadar bağlı olduklarını yapmış oldukları bu tip evlerde göstermişlerdir. Afyonkarahisar’da evler bitişik nizamda iki yada üç katlı olarak yapılmıştır. Nadiren de olsa tek katlı avlulu evlere de rastlanır. Bitişik düzende yapılan evler genellikle iki cephelidir. Evin ön cephesi yola (sokağa) arka cephesi ise bahçeli veya avluya bakmaktadır. Köşe evler çift cepheli, bahçeli avlulu olan köşe evler ise üç cephelidir. Evlerin temel duvarları moloz taş veya kesme taş ile yapılmıştır. Genellikle temel duvarları toprak seviyesine kadar moloz taş toprak seviyesinden subasman seviyesine kadar kesme taş ile yapılmıştır. Evlerin zemin katları ve üst katları genellikle ahşap karkas olarak yapılmış araları kerpiç ile doldurulmuş, üzerleri sıvanarak badanalanmıştır. Hımış yapı tekniğinde yapılmış olan bu evlerin dışında bazı evlerde Bağdadi yöntemde yapılıp üzeri sıvanmıştır. Cephelerde kat seviyelerinde ve komşu evle bitiştiği yerlerde ahşap pervazlar kullanılmıştır. Cepheler değişik sayıda ahşap çerçeveli dikdörtgen biçimindeki pencerelerle kaplıdır. Cepheye hareketlilik getiren çıkmalar, çıkmaların yanlarına açılan pencereler cepheye zenginlik kazandırmıştır. Evin esas girişi ve esas kata çıkan taş basamaklı, demir korkuluklu merdiven ile çift kanatlı ahşap giriş kapısı ve girişin üzerinde çatı içinde Cihannuma denilen çatı odası bulunmaktadır. Evlerin süslenmesinde biçim, malzeme, doku, renk ,zıtlık,tekrar,denge gibi sanat ilkelerinin kullanıldığı anlaşılmıştır. 1.Afyonkarahisar Evlerinin Konumu Afyonkarahisar evleri, Afyon kalesinin güney-batı eteklerinde, Hıdırlık tepesi ile kale arasında yer alan mahallelerden oluşmuştur. Ticaretin gelişmesi ile kent hızla büyüdü ve iki tepenin arasından batıdaki düzlüğe doğru yayıldı. Kalenin güneyinde ve doğusunda yeni mahallelerin kurulması ile hızlı bir büyüme gösterdiği yapılan camilerin konumlarından anlaşılmaktadır. Kent merkezinin gelişmesi doğu yönünde hızla ilerlemiştir. Kentin Hıdırlık Tepesinin eteklerinden doğu yönünde gelişmesinin nedeni bölgeler arası kervan yolunun aynı doğrultuda olmasından kaynaklanmaktadır. Kentin en eski yerleşim alanı olan Mollabahşi, Zeviye, Tac-ı Ahmet, Kubeli (Kubbeli), Yukarı pazar mahallesinden, Tac-ı Ahmet, Zaviye ve yukarı pazar mahalleleri kentin geçirdiği yangın sonunda yeniden yapılmış ve dama tahtası görünümünde bir yerleşim dokusu oluşturmuşlardır. Afyonkarahisar kentini oluşturan mahallelerden, eski yerleşim yeri olan mahalleler organik bir doku oluştururken, kentin geçirdiği yangından sonra (l9.yy. sonları ile 20.yy başlarında) kurulan mahalleler, ızgara şeklinde ve şehircilik açısından doğrusal sokakların ortaya çıktığı mahalleleri oluşturmuşlardır. 2. Afyonkarahisar Evlerinde Plan Elemanları 2.1. Sofalar Afyonkarahisar evinde iki tarafı oda, sıralı iç sofa tipi karşımıza çıkmaktadır. Sofalar genellikle dikdörtgendir. Sofaların sokağa hakim olan kısımlarına sedirler yerleştirilmiştir. Sofanın diğer ucunda katlar arasındaki irtibatı sağlayan ahşap merdiven yer alır. Sofaların döşemesi ve tavanı, ahşap ve çıtalıdır. Tavanı gayet sade ve basittir. Bazı evlerde tavanın tam ortasında 60-70 cm. çapında ahşaptan oymalı göbek vardır. Sofaların aydınlanmasını sağlayan pencereler sık ve büyüktür. Ermeni ve Rum evlerinde sofalara evin esas giriş kapısı açılır ve sofa odalar arası irtibatı sağlayan bir geçit yeri olarak kullanılmaktadır. Türkiye evinde ise sofa ortak bir yaşamın geçtiği düğün ve eğlence yapılan bir mekan olarak da kullanılmaktadır. Bütün odalar sofaya açılır. Sofa odalar arası ilişkilerin sağlandığı bir orta mekandır, bu mekan ev içindeki dolaşımı sağlamakta, dolaşım alanı dışında kalan bölümleri oturma yeri olarak düzenlemektedir. 2.2. Taşlıklar Evin sokakla ilişkisini sağlayan tek mekan taşlıktır. Taşlığın zemini taş kaplama, üstü örtülüdür. Taşlığa giriş Türkiye evinde iki kanatlı gösterişli bir kapıyla, Ermeni ve Rum evlerinde ise tek kapıyladır. Tek kapıyla girilmesinin nedeni esas girişin yukarı kattan olduğu içindir. Taşlık, Türkiye Evinde ve Ermeni ve Rum evinde aynı işlevi yerine getirmektedir. Yan mekanlar, taşlığın olduğu bu mekanda yer alır. Taşlığın bulunduğu zemin kattan depo, kiler, mutfak, tuvalet, çamaşırlık, odunluk, ahır gibi yardımcı mekanlar yer almaktadır. Taşlığın bir köşesinde taşlıktan ara kata ve esas kata çıkan bir merdiven vardır. Taşlıkla esas kat arasında yer alan ara kat vardır. Taşlığın aydınlatılması kapıların üstündeki kapı penceresi ile sağlanmaktadır. 2.3. Avlular Afyon'da avlulu ev yok denecek kadar azdır. Avlusu olan evlerde esas giriş sokakla direkt irtibatı sağlayan avludan yapılmaktadır. Avlu evin dışarı ile olan irtibatını sağlar. Yazın günlük yaşam gündüzleri avluda, geceleri ise evin içindedir. Yüklüğün bir duvarında gusülhane denen yıkanma yeri ayrılmışsa derinlik 70 cm. kadar çıkabilmektedir. Yüklüğün yüksekliği kapı yüksekliğinde olduğu gibi tavana kadar olanları da vardır. Yüklükler ahşap dolap görünümündedir. Bazıları çok gösterişli aynalı kapaklı ve doğal ahşap görünüşünde, bazıları ise boyalı ve çakma kapaklı olarak yapılmış basit bir görünüm arz etmektedir. Yaklaşık 1.00-1.10m. genişliğindeki bu bölmenin yerden 60-70 cm’lik bir bölümü sabit, üst kısımda ise açılan iki kanatlı kapı bulunur. 2.4. Odalar Afyon evinde odalar yan yana karşılıklı iki sıra halindedir. Odalar ortak mekan olan sofaya açılırlar. Odalar özel yaşamın geçtiği yerdir. Odaların sayısı ve konumu plan tipinin oluşmasında en önemli etkendir. Afyon evlerinde esas katta en az iki oda vardır. Büyük evlerde 4-5 oda bulunur. Odaların yönü de plana tesir eden unsurlardandır. Odaların iki yöne bakması isteniyorsa iç sofalı plan tipi tercih edilir ve sofanın etrafında iki oda sırası vardır. Esas katta bulunan baş oda, çıkmalı ve manzaraya yönelik olarak yapılır ve oda sıraları arasında köşede yer alır. Bunun yanısıra odalarda süsleme unsuruna çok rastlanır. Ocak yaşmakları davlumbazlar, tavanlar, yüklükler ve çiçeklik nişleri bu süslemelere en güzel örnektir. 2.5. Geçit ve Merdivenler Afyonkarahisar evinde geçitler, koridor şeklinde karşımıza çıkmakta ve bu geçitler evin esas girişiyle katlar arasında irtibatı sağlayan merdivenlerinde bulunduğu sofaya bağlanmaktadır. Geçitler dar ve karanlıktır. Merdivenler sofa içinde veya sofanın hemen yanında yer alırlar ve giriş kapısından uzakta bir yerdedirler. Merdivenler ahşap basamaklı, ahşap korkuluklu, tek kollu, yarım döner, üç çeyrek döner, nadiren de olsa sahanlıklı iki kollu olarak yapılmıştır. Ermeni ve Rum evlerinde içerden çıkılan ahşap merdivenlerin haricinde, dışarıdan doğrudan esas kata çıkılan ahşap basamaklı demir korkuluklu, bazıları ise korkuluksuz yapılmış merdivenlere çokça rastlanmaktadır. 19.yy. sonları ile 20 yy. başlarında yapılan evlerde genellikle taş basamaklı demir korkuluklu, tek kollu merdivenlere sıkça rastlanır. 2.6. Oda kapıları Oda kapılarının da tek veya çift kanatlı olduğunu görüyoruz, genellikle tek kanatlıdır. Çift kanatlı kapılar genellikle baş odaya açılırlar. Oda kapıları da ahşaptan aynalı (tablalı) olarak yapılmıştır. Kapı genişlikleri tek kanatlı kapılarda 80-90 cm. arasında çift kanatlı kapılarda 120-150 cm. arasındadır. Kapı yükseklikleri 180-190 cm.’dir. Kapılar çam ağacından yapılmıştır. Üzerlerinde kapıyı açıp kapamaya yarayan zemberek vardır. 3.2.7. Pencereler Afyon evlerinde pencereler zemin kat ve üst katlarda farklılıklar göstermektedir. Zemin kat pencereleri, bu pencereler güvenlik açısından yüksek ve demir parmaklıklı yapılmıştır. Pencerelerin önlerine ayrıca ahşaptan yapılmış kafesler yerleştirilmiştir. Üst kat pencereleri; alt kat pencerelerinden daha fazla ve cepheye düzgün bir şekilde sıralanmıştır. Bu kattaki pencereler zemin kat pencerelerine göre daha yüksektir. Zemin kat ve üst katlardaki pencere genişlikleri değişmez, 70-90 cm arasındadır. Pencere yükseklikleri ise zemin katta 120-150 cm arasında, üst katlarda ise 140-180 cm. arasındadır. Fakat pencereler birleştirilerek büyütülmüştür. Afyon evlerinde giyotin pencerelere pek rastlanmaz. Pencereler genellikle iki kanatlıdır. Yüksekliği fazla olan pencerelerde pencereyi ikiye bölen bir ara kayıt vardır. Kayıtın altında kalan pencerenin yüksekliği 50-60 cm arasında üstte kalan pencere yüksekliği ise 100-120 cm arasındadır. Pencereler ahşap ve çam ağacından yapılmıştır. Üst kat pencerelerinin önünde pencere yüksekliğinin yarısını kapatan ahşap kafesler vardır. ____________________________________________________ Kaynak: ELDEM, S.H., Türk Evi, Cilt:1. . Kavram Olarak Ev Barınma, sosyal bir varlık olan insan için en temel ihtiyaçlardan biridir. Dolayısıyla, şekli ve türü ne olursa olsun, barınak dediğimiz kapalı mekanların insanlık tarihi kadar eski olduğunu söylemek mümkündür. Genel tanımıyla bir ailenin oturabileceği şekil ve büyüklükte yapılmış barınaklara ev diyoruz. Kelimenin Türkçe aslı iv veya yiv’dir. Evler, konum, kullanım ve şekillerine göre değişik adlar alır. Taşınabilir nitelikli malzemelerden yapılan göçebe evine çadır, bunların daha görkemli, süslü ve hükümdarlara mahsus olanlarına otağ adı verilmektedir. Büyük veya çok sayıda odayı içeren evlere konak, hükümdar ya da devlet büyükleri için inşâ edilenlerine; yani, bir anlamda devletin evine saray denilmektedir. Kasır, sarayların kent dışında yapılmış, sürekli oturulmayan savunmalı şeklidir. Köşk ise, açık yerde, geniş bahçe içinde çoğu yazın kullanılan evdir. Toplumların, inanç, kültür, gelenek gibi değerleri ile, içinde bulundukları hayat tarzları ve tabii şartlar farklı konut tiplerini ortaya çıkarmıştır. İnsan hayatıyla son derece ilgili ve herşeyden önce yaşama birimi olan ev, devirler boyunca bu değerler bütünün aksedişiyle, değişerek gelişen bir yapıcılık ve sanat anlayışını beraberinde getirmiştir. Böylece, sanat tarihinin önemli sivil mimarlık ürünleri olan mesken mimarisi oluşmuştur [7]. 1.2. Anadolu Öncesi Türklerde Ev Orta Asya'daki eski Türk evleri konusunda bilgimiz sınırlıdır. Şüphesiz Türklerin Anadolu'ya gelmeden önce de, çadırdan başka yerleşik bir ev kültürleri vardı; Göktürkler'in şehirler kurduğu; Uygurlar'ın, bir avlu etrafında sıralanan odalardan meydana gelen meskenleri ile gelişmiş kentlerinin bulunduğu artık bilinmektedir. özellikle, Semerkant'ın doğusundaki Pencikent'te dört eyvanlı konutlar bunların en ilginç örnekleridir. Merv ve çevresinde XI-XII. yüzyıllara tarihlendirilen meskenler, Büyük Selçuklu konutları hakkında kısmen fikir vermektedir. Bunların çoğu köşk tipi yapılar olup, ortada dört eyvanlı avlu veya kubbeli kısma bağlanan mekânlardan oluşmaktadır. Daha küçük olanlarında, sofa niteliğindeki büyük bir bölümle ona açılan odalardan meydana gelen plan şekli özellikle dikkat çekmektedir. 1.3. Anadolu Türk Evi Cami, medrese, kervansaray ve kümbet gibi anıtsal diğer mimari türlere göre konutların daha dayanaksız malzemelerle inşâ edilmiş olmaları ve sahiplerinin ihtiyaçlarına göre sürekli yenilenmeleri, bu alandaki gelişmeleri düzenli şekilde takip etmemize imkân vermemektedir. Onun için Anadolu öncesinde olduğu gibi, Türklerin Anadolu'ya gelmelerinden sonra da, ne tür evler kurduklarını ve bunların özelliklerini tam olarak bilemiyoruz. Anadolu Selçukluları Dönemi'nden Diyarbakır'daki Artuklu Sarayı, Beyşehir Gölü kıyısındaki Kubad Abad Sarayı ile Konya Köşkü gibi bazı Selçuklu saray ve köşklerin hükümdarlara ait olmakla beraber, Anadolu'da en eski Türk evi örnekleri olarak kabul edebiliriz. Ancak, anılan yapıların o devirlerde, ne derece halk konutlarına benzediği konusunda kesin birşey söylemek şimdilik zor görünmektedir. Hiç kuşkusuz, at sırtında Anadolu'ya gelen Türkler, fethettikleri topraklarda yepyeni bir Anadolu kültürü ile karşılaşmışlardır. Önceleri fethedilen yerlerde başta Bizans konutları olmak üzere mevcut evlerden yararlanılmış olması doğaldır. Fakat, bir süre sonra Osmanlılar, diğer sanat kollarında olduğu gibi mesken mimarisinde de, getirdikleriyle Anadolu'da hazır bulduklarını, kendi inanç ve anlayışla sentez ederek Osmanlı Türk evi dediğimiz konut tipini oluşturmuştur. Yukarıda belirttiğimiz sebeple XVII. yüzyıldan daha eski Osmanlı evi örneklerine rastlamak çok güçtür. Bununla beraber, Osmanlı saraylarının tek tek evlerden ve köşklerden meydana gelmiş olması, söz konusu yapıların daha önceki tipleri hakkında fikir vermektedir. Özellikle, günümüze kadar ayakta kalabilen Topkapı Sarayının XV. yüzyıldan itibaren Osmanlı ev mimarisine en önemli kaynağı sağladığı söylenebilir. Türk evinin esas gelişme çizgisini XVII. yüzyıldan itibaren izleyebilmekteyiz. XVII., XVIII. ve XIX. yüzyıl evleri olarak incelenen bu dönemin Türk evi üslubu, Osmanlı Devleti sınırlarının ulaştığı çok geniş bir coğrafyada etkisini göstermiştir. Fakat, XX. yüzyılda üslup bakımından gerilemeye başlayan Türk evi, bir süre daha Anadolu'nun küçük kasaba ve köylerinde inşa karakterini devam ettirmişse de, yeni gelişmeler ve değişen hayat tarzıyla artık tamamen önemini yitirmiştir. Yine, hızlı kentleşme ve yangınlar başta olmak üzere çeşitli nedenlerle sahip olduğumuz önemli bir miras her geçen gün kaybolup gitmiştir. Bu süreç ne yazık ki, halen devam etmektedir. Öyle ki, günümüz Anadolu’sunun en karakteristik Osmanlı şehirlerinde bile, çok az sayıda tarihi Türk evinin kalması gerçekten milletimizin kültür ve medeniyeti adına oldukça düşündürücüdür. 2. EVLERİN TARİHÇESİ 2.1. Tarihi Evlerin Çeşitleri ve Genel Özellikleri Eski Türk evleri ahşap olduğu yada çiğ tuğladan yapıldığı için zamanın yıkıcı etkilerine dayamamıştır. Günümüzden 2. yy önce yapılmış evlerin pek azı bugüne kadar ayakta kalmıştır. Bunlar ise; Türkiye’nin Bursa, Kütahya, Edirne, Ankara, Safranbolu gibi şehirlerinde hala sağlam duran eski evler bize Türk evlerinin biçimi ve üslubu hakkında fikir vermiştir. Bu evlerin incelenmesi ile değişik ülkelerde bulunan evlerin düzeni ve üsluplarının birbirinden çok farklı olduğu anlaşılır. Çünkü evler ülkenin veya bölgelerin yaşama biçimi gelenekleri iklimi gibi çeşitli faktörlere bağlı olarak tasarlanmıştır. Türk konutunun tarihini çizebilmek için ise çok eski devirlerden başlamak ve Hititlerden itibaren küçük Asya konutlarını incelemek gerektirmiştir. Bu günkü bilgilere göre yurdumuzda birbirinden ayrı üç ev plan tipi tespit edilmiştir. Bunlar; Anadolu evleri, İstanbul evleri, Edirne evleridir. Bu evlerin mimari üsluplarındaki fark planları arasındaki farktan fazla olmamıştır. Bu fark en çok planın mimari kuruluşunun sonucu olarak yapının plastik etkisinden ileri geldiği görülmüştür. Osmanlılar tarafından ele geçirilmiş ülkelerde ve memleketlerde yeni devletin tebaası haline gelen yerli işçiler ve duvarcı ustaları ayrı yapı metodu ile ev yapmaya devam etmiş ve bölgesel gelenekleri yaşatmışlardır. Fetihlerle ele geçirilen bölgelerde geleneklerimiz gereği ev planlarında önemli bir değişiklik yapılmasını gerektirmiştir. Her bölgede farklı bir ev tipi oluşmuştur. Anadolu içlerinde rastlanan evler belirli bir Asyalı karakterini koruyan evlerdir. Bunlar evler iklime göre ikiye ayrılmıştır; bunlardan biri kuzey bölgeler evleri diğeri ise güney bölgeler ev tipidir. Edirne evleri daha çok Bursa evlerine benzerdir. İstanbul evleri ise bu iki kategoriden farklı yapılmıştır. Türklerin gelenekleri ve yaşayış tarzları, Bizanslılardan farklı olmasından dolayı evlerin planları farklı oluşmuştur. İstanbul'un fethinden sonra Türkler ilk zamanlar Bizanslıların bıraktıkları evlerde oturmuşlar fakat müslümanların örf ve adetleri farklı olduğundan Türkler kadınlar ve erkeklerin oturdukları kısımdan ayırmak imkanı veren bir düzen ile konutlar yapılmıştır. Erkeklerin oturduğu kısma selamlık, kadınların bulunduğu kısma ise haremlik denilmiştir. Bu iki kısım aynı çatı altında toplanmıştır. Konaklarda ise haremle selamlık arasında mabein denilen bir koridorla birbirinden ayrılmıştır. Küçük evlerde bile selamlık odası denilen bir oda bulunur ve erkek misafirler bu kısma alınmıştır. Zengin evlerinde, evin efendisi bütün gününü selamlıkta geçirir kadınları kendi başlarına bırakır ve kadınların misafirlerini haremde kabul etmesine izin verilmiştir. Haremlik ve selamlık aynı çatı altında bulunan ama ayrı dehlizleri, avluları, merdivenleri bulunan iki ayrı konut teşkil etmiştir. Bazen bu iki kısım birbirinden ayrılmış ve birinden ötekine üstü kapalı bir asma köprü ile geçilmiştir. Türk evlerinde şerefli sayılan üst kat evin efendilerine ve erkek misafirlere mahsus yapılmıştır. Bazen sokak kapısından girilince geçilen bir avlu evin giriş kısmını oluşturmuştur. Zemin katta uşak ve hizmetçi odaları, binek hayvanlarının bağlandığı dehlizler yapılmıştır [1]. 2.2. Eski Evlerin Yapılış Özelliği Evler genellikle ahşap yada kerpiçle yapılmıştır. Duvarların bazen molozlarla da yapıldığı görülmüştür. Zemin katın üstünde cephede çıkıntı yapan cumba şeklide balkonlar yapılmıştır. Evler genellikle, iki yada üç katlıdır. Batı orta çağındaki Gotik evlere benzemiştir. Birinci kat zemin katın taştan yapılmış duvarları üzerinde çıkıntı yapar ve bu cumbalar memleketlere göre farklılık göstermiştir. İstanbul'da evlerin üst katları ahşap kollara yada konsollara dayanan balkon şeklinde çıkıntı yapmıştır. Bir yapı zorunluluğundan doğmuş olan bu düzen, cumbalı kat görünüşü verir. Bursa ve Kütahya evlerinde bu cumbalı düzen yapılmamıştır. Üst katların çıkıntılarıyla meydana gelen cumbalar, nemli olması yüzünden yapılmıştır. Hemen hemen hiç oturulmayan zemin kat öteki katların alanından daha dar alan kaplaması sağlamak içindir. Eski şehirlerde kapladıkları alan surlarla sıralanmış olduğundan ev ve bina yapmak için az yer kaldığı için sokakların belirli bir genişliğinin olması sağlanmış ve bu sebepten zemin katların duvarları sokağa taşmamış ve sokağı daraltmamıştır. Buna karşılık üst katlar sokağa taşmış odaların alanları büyültülmüştür. Öte yandan üst katların çıkıntıları aşağı katların duvarlarını yağmurların etkisinden korumuştur. Üst katın cephesinden daha taşkın olan çatıdan itibaren en aşağı kata kadar bütün evi havanın etkilerinden korunması sağlanmıştır. Bu taşkın çatılar aynı zamanda suları zemin katın duvarlarına ve temellerinden uzağa akıtılmasını sağlamıştır. Taşkın çatılar ve cumba şeklindeki balkonlar, birçok penceresi olan evin içine güneşin girmesini engellemiştir ve cepheye gölge yapması sayesinde evin serin tutulması sağlanmıştır. Soğuk yada sıcak iklimlerde bu tertibin bazı faydalara karşın yangınlarda büyük tehlike teşkil etmiştir. Her odada zemin katın duvarı içine yerleştirilmiş tuğladan yapılma ocağı vardır. Bu ocaklar bazen sokağa doğru çıkıntılıdır. Ocakların çok karakteristik bir şekli ise; kiremitle örtülü ve duman ocağın üst kısmının dört cephesinde dikey olarak açılmış yarıklardan çıkmasıdır. Konutların cephelerine çoğu zaman, kuşlar yuva yapsın diye konulmuş küçük evcikler yerleştirilmiştir. Çatı altına yerleştirilmiş bu kuş yuvaları bazen yapının küçük bir örneği olmuş ve süs teşkil etmiştir. Cepheye konan fresk halindeki motiflerle çerçevelenmiş yazılar sanatçı işi bir süsleme oluşturmuştur. Bu yazılar evi nazardan sakınmak için yazılmıştır. Kullanılan Arapça ifadeler şunlardır; Ya malik, el-mülk (Ey bu mülkün gerçek sahibi) Maşallah (Allah'ın dediği olur), Ya Hafiz (Ey Koruyucu)... Konaklar ve evler erkeklerin durmasına mahsus selamlık, kadınların oturmasına mahsus haremlik diye iki kısma ayrılmıştır. Bu kısımların her birine ayrı kapı yapılmıştır. Bu kapıdan bazen üst katların bütün alanı kadar geniş bir safhaya girilir, atlar ve arabalar buraya getirilmiştir. Yerler çamurla sıvanmış yada kırmızı tuğla ile döşenmiştir. Sahanlığı da olan oldukça geniş bir merdivenle üst kata çıkılır. Büyük konaklardaki avluların etrafında ayvaz, hadım ağası ve kahya gibi hizmetçilerin odaları bulunurdu. Mutfak genellikle evden ayrıdır, bahçede bulunur, tencere koymak için bölmelere ayrılmış kemerli büyük bir ocağı vardır. Hamam ve su hazneleri, ahırlarda binanın dışında bulunur, hamam binaya bitişik yapılmıştır. Her katta odalarda çevrili büyük bir sofa bulunmaktadır. Bütün odaların döşemesi hemen hemen birbirinin aynısıdır. Pencereler boyunca 75cm yüksekliğinde, 35cm genişliğinde tahta kerevetler konulmuştur. Hasırlarla örtü olan bu kerevetlerin üstüne şilteler ve halılar serilir. Bazen bu kerevetleri odanın iki yanına uzatılmıştır. 2.3. Evlerin Mimari Özelliği Bir Osmanlı konutunun mimari karakterinde şu özellikler bulunmaktadır; 1) Yapı çoğu zaman ahşap-molozla yapılmıştır ve üç katı geçmemiştir. 2) Her kat, alt kat üstünde çıkıntı yapmıştır, çıkma kısım ağaçtan kalın konsollarla birbirine paralel ve dik diziler halinde üst üstte kirişlerin üzerine konmuştur. 3) Çatılar cephe duvarları üstünde taşar ve Bizanslıların kullandıkları kiremitlere benzer ve meyilli kiremitlerle örtülmüştür. 4) Çatının saçak denilen ve dışarı taşan kısmının altı tahta çıtalarla meydana getirilmiş geometrik motiflerle süslenmiştir. 5) Cephe duvarları, çoğu zaman evin ne zaman yapıldığını bildiren tarih rakamı ile evi koruyacağı inanılan dini yazılarla süslenmiştir. 6) Giriş kapıları ahşaptır. Bunların sağlam yapılmış ve kocaman başlım çivilerle çivilenmiş bir yada iki kanatlı yapılmıştır. Bu kanatların kapı tokmağı işini gören demirden veya prinçten plakalı halkaları bulunur. Kanatların üst kısmında kapı genişliğinde olan ve evin içini aydınlatan bir pencere bulunmaktadır. 7) Pencereler kafeslidir, dik yada çapraz şeklinde çıtalarla çakılmıştır. Bu kafesler bazen dışa doğru kabarık ve çıkıntılı yapılmıştır. Kapıyı çalan kişinin kim olduğuna bakmak için yapılmıştır. 8) Pencereler dışarıdan süslü bir parmaklık meydana getirecek şekilde ahşap ile süslenmiştir. Bunlar evi hırsızlardan korumak için yapılmıştır. Duvarlar harçla sıvanmıştır,bazen de duvarın çatma kirişleri arasına konmuş tuğlalar dışarıdan görünür ve güzel bir süs motifi meydana getirmiştir [7]. ____________________________________________________ İlgili Etiket ve Başlıklar.. afyon evleri, afyon toki evleri, afyon kaplıca evleri, tarihi afyon evleri, afyon deprem evleri, afyon termal evleri, eski afyon evleri, afyon bayat toki evleri, afyon sahipata toki evleri, afyon dinar toki evleri, afyon yeşil vadi evleri, afyon merkez toki evleri, afyon toki evleri satışı, evleri, konut, toki evleri, konut projeleri, afyon termal, kiptaş evleri, öğretmen evleri, afyon belediyesi, afyon otel, evleri resimleri, afyon il, afyon kaplıcaları, afyon resimleri, tarihi evleri, polis evleri, yeni evleri, afyon eğitim, emlak evleri, genel evleri, halk evleri, halkalı evleri, merkez evleri, afyon haritası, afyon merkez, afyon otelleri, avrupa toki, konut evleri, afyon oteller, kaplıca evleri, afyon ili, afyon tesisleri, istanbul afyon, afyon fiyatları, afyon halk, afyon kaplıca, afyon merkezi, afyon tarihi, afyon turizm, ankara afyon, fi yaka evleri, toki afyon, afyon gov tr, afyon ilçeleri, afyon ilçesi, afyon öğretmen, emlak haberleri, afyon evi, afyon polis, hadımköy evleri, izmir afyon, tokı evleri, türkiye evleri, afyon kaplicalari, afyon mahallesi, karina evleri, toki zincirlibağlar, ögretmen evleri, afyon ilçe, antalya afyon, konya afyon, trio evleri, afyon genel, afyon kaplıcalar, afyon köyleri, denizli afyon, bursa afyon, termal evleri, afyon kaplica, afyon öğretmenevi, otel evleri, afyon kaplıcası, kaplica evleri, afyon öğretmen evi, avrupa yakası toki, afyon konut, afyonkarahisar evleri, başbakanlık evleri, başbakanlık evleri, başkent evleri, afyon ceza evi, afyon polis evi, afyonkarahisar toki evleri, afyon genel evi, afyon ögretmen evi, afyon ordu evi, bolu afyon, afyon tokı, afyon huzur evi, afyon konuk evi, afyon tarihi evler, afyon örnek evler, afyonda toki evleri, afyonkarahisar tarihi evleri, afyon termal evler, afyonkarahisar genel evi, afyonkarahisar öğretmen evi, afyonkarahisar öğretmen evi , Dekorasyon Rehberi Mobilya Mutfak Banyo Mefruşat İnşaat Dekor Tasarım Mimarlık Firma Rehberi Alçı Boya Sandalye Koltuk Masa Mobilya Firma Rehberi Mutfak Banyo Mobilya Dekorasyon Ankara Dekorasyon Ankara Mutfak Dolabı Ankara İnşaat Dekorasyon Dekorasyon Rehberi Mobilya Mutfak Banyo Mefruşat İnşaat Dekor Yatak Odası Oturma Grubu Yemek Takımı Proje Uygulama Firma RehberiBoya Badana Alçı Alçıpan Sıva Karo Sıva Küpeşte Kartonpiyer Dış Cephe Sıva Yalıtımı Fayans Duvar Bina Mermer Çevre Düzenlemesi Yağlı Baskı İşleri Ankara dekorasyon|ankara prefabrik|metal asmatavan|boya badana|alçıpan|prefabrik ankara|ankara ferforjedekorasyon,parke,perde,renk,havuz,sauna danismanliklari,züccaciye,gümüs,nevresim, havlu,bornoz,ev güvenlik sistemleri satis, aksesusar,dekorasyon,bahçe,aydinlatma,konut, zemin,hali ____________________________________________________
Bu Haber 02.01.2010 tarihinde kayıt edilmiş ve 732 kez okunmuştur.